<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnsani Gelişim Hareketi &#187; Hatice Fahrunnisa</title>
	<atom:link href="http://www.insanigelisim.com.tr/author/hatice-fahrunnisa/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.insanigelisim.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Oct 2011 12:42:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>RÜYA GERÇEĞİ 2</title>
		<link>http://www.insanigelisim.com.tr/3297-ruya-gercegi-2.html</link>
		<comments>http://www.insanigelisim.com.tr/3297-ruya-gercegi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2011 10:56:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hatice Fahrunnisa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişim Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Gelişim Birey Eğitimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[Alemi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Berzah]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Daha]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Muhiddin Arabi]]></category>
		<category><![CDATA[Paralel]]></category>
		<category><![CDATA[Peki]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Yada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.insanigelisim.com/wp/?p=3289</guid>
		<description><![CDATA[Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla… Yaşadığımız dünya ve berzah alemi birbirine paralel fakat farklı boyutlardadır. Berzah  alemi ise  ölümden kıyamete kadar devam eden ve dünya ile ahiret arasındaki tüm...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla…</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Yaşadığımız dünya ve berzah alemi birbirine paralel fakat farklı boyutlardadır. Berzah  alemi ise  ölümden kıyamete kadar devam eden ve dünya ile ahiret arasındaki tüm alemlerdir ki , Muhiddin Arabi Efendimiz bundan sonra geçilecek  50 kapı daha olduğundan bahseder.<strong>1 </strong> İçinde bulunduğumuz dünya, zannettiğimizin aksine bizim zamanı var olarak algıladığımız bir boyuttur. Tıpkı iki nokta arasındaki çizginin birleştirilmesi gibi  olayların ard arda gelişimi bize zaman algısı kazandırır. Çevremize ait tüm verileri duyu organlarımız sayesinde biliriz . Oysa ki  bu organlardan gelen veriler bir dizi işlemden geçerek beynin ilgili merkezlerine ulaşır ve yorumlanır. Böylece biz gördüğümüzü , kokladığımızı , tattığımızı zannederiz.  Gerçek sandığımız bu boyuttan ise ancak uyandığımızda diğer boyutu algılayacak düzeyde olacağız. Yani ölüm vaki olduğunda…</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Sevgili Peygamberimizin(sav)bir açıklamasına kulak verelim şimdi.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>“İnsanlar uykudadır, ancak ölünce uyanırlar .” </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>“Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün de ne işlediğinizi bilen; sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uyandıran) O’dur. Sonra dönüşünüz yine O’nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir.”En’am S.  60 </strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ayetlerde de belirtildiği üzere uyku ile ölüm arasında yapısal bir fark yoktur. Sadece bir geçici diğeri ise sürekli olan bir olaydır. Fakat asıl mesele odur ki, ölen kişi uyanmıştır ve asıl her sabah güne merhaba diyen kişi  uykudadır. Bunun için Efendimiz sav yine bizlere ölmeden önce ölmeyi  buyurmuştur.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br class="spacer_" /></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ölüm bu dünya ve berzah arasında bir eşiktir ve ölüm aslında her gece yaşadığımız bir olaydır . Her gece biz uyurken ruhumuz bedenimizden ayrılıyor. Bunu biz farkında olalım yada olmayalım uyurken  yaşıyoruz. Peki   uykumuzda bilinçli olabilir miyiz ve ölümü deneyimleyebilir miyiz ?</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bir hadisi şerifte Efendimiz sav şöyle buyurur: “<strong> Muhakkak ki Allah ruhlarımızı kabzetmektedir. Dilerse onu , bize bundan başka bir vakitte iade eder.” 2 </strong>Her cesette iki ruh vardır. Biri, Ruhu’l yakaza ki cesette bulundukça kişi uyanık olur, Diğeri ise Ruhu’l hayattır. Bununla ilgili ilahi kanuna göre bu ruh bedende bulundukça ceset canlıdır, bedeni terk etimi ceset artık ölür. Bu ruh cesedin içindedir ve Allah’ın muttali kıldığı kimseler dışında bunun yerini bilen yoktur. Bunlar bir kadının tek karnında bulunan iki cenin gibidirler.<strong>3 </strong>İşte her gece bedenden ayrılan ruhumuz ruhu’l yakazadır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ruhu’l yakaza bedenimizden biz uykuya daldığımz anda ayrılır.Uykuyu iki ana bölümde ele alalım. Biri Non-REM ve diğeri REM..Kişi uykuya dalmadan önce non-remde bulunur ve bu uzmanların tesbitine göre en fazla 90 dk sürer.Bu 90 dklık uykunun amacı vucuttaki enerji korunumunu sağlamak ve nörolojik-fizyolojik restorasyonu sağlamaktır. Yeri gelmişken hemen ifade edelim , sünnet üzere uygulanan ve kaylule dediğimiz öğle saatinde yaşanan yarım saatlik uyku bu restorasyona örnek teşkil eder. Kişi kaylulede derin uykuya geçmez. Non-remde kişi sağa sola dönebilir,hareket edebilir, yakaza hali yaşayabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Oysa REM de kişi derin uykudadır. Rem uykusu ise üzerinde yıllardır araştıma yapılan en ilginç , gizemli  ve vazgeçilmez uyku evresidir.Vazgeçilmezdir çünkü üzerinde yapılan araştırmalara göre gece rem uykusunu yaşmayan veya o an uyandırılan  insanların agresif ve mutsuz olduğu tesbit edilmiştir. Buda uykunun aslında Remi  yani bedenden ayrılıp rüya görme amaçlı olduğunu bize bir kez daha kanıtlıyor.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><img src="http://www.hafif.org/imaj/oky/dream-art.jpg" alt="" width="482" height="361" /></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ölümü  bilinçli olarak deneyimleyebileceğimiz tek yer uykudur . Her gece olduğu gibi ancak bu kez BİLİNÇLİ olarak…</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ezoterizm de astral seyehat olarak geçen bu deneyimde uzay – zamandan bağımsızlaştığınız anlamına gelir. Ve bu durum için öncelikle bazı arınma metodları  uygulanmalıdır. En basitinden abdesti örnek alalım. Vucudumuzda çeşitli ruh halleri ile biriken elektirik enerjisini topraklamak için en etkili yoldur. Çünkü insan vucudu elektirik sinyalleri ile organlar arası iletişim kurar. Ve siz gadaplandığınızda, gerildiğinizde vucudunuzda fazladan elektirik oluşur ki bu istenmeyen bir durumdur. Bu yüzden önce abdest alarak hem ruhi hem fizyolojik bir korunma ve arınma kalkanı oluşturuyoruz. Sessiz ,sakin hafif loş bir odada ve yalnızken  yatağınıza uzanın ve gevşeyin.Bilincinizi nefesinize odaklayın ve başka hiçbir şey düşünmemeye çalışın. Çünkü siz aklınıza gelenleri düşündükçe, beyin uyanık olduğunuzu algılayacaktır. Bu arada yüzünüz kaşınabilir, nefesinize odağıızı kesmeden kaşıyabilirsiniz. Bir süre sonra bedeniniz ağırlaşmaya başlayacaktır. Elleriniz uyuşacak , ayaklarınız sanki demirden bir nesne imiş gibi yatağın içine gömüldüğünü hissedeceksiniz. Göğüs kısmınızda bir ağırlıkla başlayan sıkıntınız gittikçe artacak.. Eğer buraya kadar geldiyseniz korkmayın. Çünkü bunlar her gece bedenimizde olan değişimler aslında. Bir süre sonra karın altında bir boşluk hissedeceksiniz. Unutulmaması gereken nokta şu ki, bedeniniz uyuyor ve siz onun önündesiniz. Anlınızda uyuşmalar olabilir ve dahası zamanla kendinize göre bir tekniğinizde gelişecektir. Fakat bunun için azim ve sabır şarttır. Bu şekilde REM e adım atanların çoğu ilk önce beyazbir görüntüden bahsederler. Sonrasında ise flu olarak görünen nesneler zamanla sabitlenir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Diyelim ki uyudunuz . Aslında ruhu’l yakaza  sizden ayrıldı. Bu kez verileri rüya yollu hatırlarız. Rüya, zaman ötesi özelliği ile beraber bilinçaltından veya kalpten yansıyarak bize ulaşır. İnsan DNA sında kodlu evrensel veriler açığa çıkabilir ve bilincin, şuuraltının şekillerine ve yansımalarına bürünür.  Örneğin ezan ile ilgili olan rivayette Abdullah bin Zeyd  r.a gelerek rüyasını Rasulullah’a  SAV haber verdiğinde Efendimiz SAV bunu hak olarak kabul etmiş ve Bilal Habeşi  r.a ezan okumuştur. Hz. Ömer bu çağrıyı duyunca Peygamberimiz SAV in huzuruna çıkmış ve benzer bir rüyayı gördüğünü söylemiştir.  Ve yine Bohr, keşfettiği atom modelini rüyasından esinlenerek ortaya çıkarmıştır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Rüya gerçeğinin tam olarak hala açıklanamamasına karşın eski bilim adamlarının rüyaların bilinçaltını yansıttığı görüşünü savunmaları bundandır. Oysa batınımızdan gelen rüyalar bilinçaltından doğmaz. Onlar bize gelen mesajlardır. Bazı rüyalar açık değildir ve insanın yetişme tarzından tutun da içinde bulunduğu ruh haline göre semboller taşır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br class="spacer_" /></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Rüyalar genel anlamda üçe ayrılırlar. Bunlardan ilki dış etkenlerle görülen rüyalardır ki, kişinin hal ve hayaline bağlı olarak rüyasına akseden sembollerdir. Bu rüyaların tabiri yapılmaz. Diğeri şeytani rüyalardır.  Şeytanın insanı korkutmak , vesvese vermek, mahsun etmek maksadıyla insana vehim vererek görülen rüyalardır. Tabiri yoktur. Bir diğer rüya çeşidi ise sadık rüyalardır. Cenabı Hakk tarafından insana sunulan bir müjde veya ikaz mahiyetindedir. Bu rüyalar nettir, uzun süre unutulmaz ve insan ruhu üzerinde büyük tesir bırakırlar.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Sadık rüyaların bir kısmı açık olarak görünür. Bunlar nübüvveten bir haberdir. Rasullullah sav Efendimiz:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">“Sadık rüya nübüvvetin kırk altı cüzünden biridir, nübüvettten olan bir şeyse asla yalan olmaz.” buyurmuştur. <strong>4</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Fakat burada şu noktayı hemen belirtelim. Rüya görülür görülmez bunun nebevi bir rüya olduğunu kişi bilse bile bununla hemen amel etmesi doğru değildir. İbrahim as, İsmail as’ ı gördüğü rüyasında üç gün rahmani olup olmadığını anlamak için beklemiştir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">İnsan uyku âleminde iken hakikat âlemine dair bilmek istediği verileri öğrenmeye çalışır. Çünkü Allahü Teâlâ zahiri perdeleri ortadan kaldırmak için insana geceyi ve uykuyu vermiştir. Rüyaların rahmani olduğunu bilinse de rüya tabiri yapan kişinin bu yüzden şer’i hükümleri bilmelidir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Mutasavvıflar sadık rüyaları bilgi edinme yolu saymışlar. Kalp ve ruh temiziliği içinde uykuya dalan bir kimsenin ruhu bedenini terk ederek Âlem-i melekûta yükseldiğinde  akl-ı evvel ile temasa geçer. Ruhlar âleminin idrak melekesi ve vasıtası olan akl-ı evvel  maddeler dünyası ile ruhlar dünyası arasında olan bütün varlıkların yaşadığı ,  bütün olayların olduğu berzah âlemini  idrak edebilir. Bu idrak ile insan muhatabı olan olay hakkında bilgi sahibi olabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Melekût âleminin varlığına delil olan sadık rüyalar görülürken insan hiç bir duygunun etkisinde değildir. Kendi hayallerinin etkisinden kurtulmuş bir insanın uyku esnasında zatı ile levh arasındaki perde kalkar. İki ayna arasından kalkan perde sayesinde levhte olan bazı şeyler kalbe akseder. Eşyanın hakikatini görebilir ve manasını anlayabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><a rel="attachment wp-att-3290" href="http://www.insanigelisim.com/wp/index.php/24/03/2011/ruya-gercegi-2/ruya-22/" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.insanigelisim.com/wp/index.php/24/03/2011/ruya-gercegi-2/ruya-22/?referer=');"><img class="aligncenter size-full wp-image-3290" src="http://www.insanigelisim.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/rüya-222.jpg" alt="" width="235" height="178" /></a></span></span><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Salih rüyalar hak olanı idrak mesabesindedir lakin bu rüyalar her zaman açık ve net olmayabilir. İnsanın hayal gücü sembolleştirici bir role sahiptir ve uyandığımızda ruhsal âlemimizdeki manaları fiziksel âlemde belirlerken ister istemez madde âleminin özelliklerini taşıyan imajlara büründürürüz. Her ne kadar salih bir rüya olsa da gören kişinin kapasitesi, semboller üzerinde önemli rol oynar. Mana olarak inmeye başlayan ruhsal etkiler onu alan insanın zihninde imaj olarak ve söz olarak belirene kadar geçirdiği süreç sırasında mana özgün halini yitirecek kadar kaba bir şekle bürünebilir. İşte bu yüzden, uyandığımızda kendi bilincimize göre sembolleşmiş olan rüyaların tabiri ehlince yapılmalıdır. Sembollü rüyalar ruhlar âleminden olan rüyalardır. Bu yüzden böyle rüyaların herkese anlatılmaması gerektiği ve rüyayı ilk yoranın tabirince vuku bulunacağı Peygamber Efendimiz sav tarafından bildirilmiştir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Güç ve kuvvet yalnız Allah’tandır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>1 &#8211; Kelebek ve Berzah – Bülent Gökçen</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>2 &#8211; İmam Malik rivayeti-Kütüb-ü Sitte c 7,s-370</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>3 &#8211; İzzü’bnu Abdi’s-Selam</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>4- (Buhari, Tabir, 4 Müslim, Rüya, 67)</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><br class="spacer_" /></span></span></p>

<p class="sayac_bilgi"><li><a href="1214" title="1" title="12 May 2012"</a></li></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.insanigelisim.com.tr/3297-ruya-gercegi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RÜYA GERÇEĞİ  1</title>
		<link>http://www.insanigelisim.com.tr/3263-ruya-gercegi-1.html</link>
		<comments>http://www.insanigelisim.com.tr/3263-ruya-gercegi-1.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2011 10:19:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hatice Fahrunnisa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişim Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Gelişim Birey Eğitimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alfa]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[B-ilim]]></category>
		<category><![CDATA[Beta]]></category>
		<category><![CDATA[Bunda]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[Hakk]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Fahrunnisa Kaykı]]></category>
		<category><![CDATA[Kavim]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Radyo]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim]]></category>
		<category><![CDATA[RÜYA GERÇEĞİ 1]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yapan]]></category>
		<category><![CDATA[Zemin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.insanigelisim.com/wp/?p=3263</guid>
		<description><![CDATA[RÜYA GERÇEĞİ  1 Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, Her insan yaşamak için yemek yemeğe, su içmeye nasıl ihtiyaç duyuyorsa uykuya da o denli ihtiyaç duyar. Bir insanın hayatının yaklaşık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">RÜYA GERÇEĞİ  1</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Her insan yaşamak için yemek yemeğe, su içmeye nasıl ihtiyaç duyuyorsa uykuya da o denli ihtiyaç duyar. Bir insanın hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirdiğini düşünürsek uykunun bizler için önemini bir kez daha düşünmüş oluruz. Uykunun süresi kişiden kişiye göre değişir. Her ne kadar yetişkin birinin günde sekiz saat uyuması uzmanlarca dile getirilse de bu artık yaygın bir kanı olmaktan çıkmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><a href="http://www.insanigelisim.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/RÜYA1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3264" title="RÜYA" src="http://www.insanigelisim.com.tr/wp-content/uploads/2011/03/RÜYA1.jpg" alt="" width="450" height="349" /></a></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Uzmanlar uykunun insan fizyolojisi için en önemli koruyucu ilaç olduğunu savunurlarken aslında rüya için bir hazırlık devresi olduğunun da altını çiziyorlar.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">“O&#8217;dur, içinde durup dinlenesiniz diye sizin için geceyi meydana getiren, gündüzü de göz açıcı yapan! Elbette bunda işitebilecek bir kavim için birçok ibretler vardır!” Yunus 67</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kâinatta gece-gündüz, soğuk-sıcak, aydınlık -karanlık gibi mükemmel bir ölçü mevcutken -ki zıt esmaların birleşmesi ile göreceli dünyamız oluşmuştur- uyku ve uyanıklıkta bizler için birer ritim ve ölçüdür.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">İngiliz bilim adamlarının yaptıkları açıklamalara göre uykunun tek bir amacı vardır; rüya görmemize olanak sunması ve zemin hazırlaması. Dinlenmenin yanında neden rüya görmek bu denli önemli bizler için? Cenabı  Hakk rüya görmemizi istemekle neyi murad ediyor?</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">İnsanın uykuya geçmeden önce kasları ve sinirlerinin gevşemesi ile beyin fonksiyonlarında değişmeler olur. Uyanık bir insanın beyni alfa ve beta arasındadır ki bu ya bedensel bir aktivitesinin yahut düşüncelere dalmış olduğunun göstergesidir. Oysa uykuya geçmeden hemen önceki hali teta frekansı ile titreşir ve iyonosfer ile senkron haldedir. İyonosfer, dünyayı ka</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">playan elektrik yüklü partiküller katmanıdır. Bu katman radyo dalgalarını emer. Dünya yüzeyinde yaklaşık 80 mile yakın bir kondansatör oluşturur. Bu evrendeki elektriğin yani enerjinin depolanabileceği anlamına gelir. Tıpkı bir batarya gibi… Başka bir deyişle bedeniniz iyonosfer ile eş zamanlı frekansta iken bedeninizden gelen sinyaller tüm gezegene 1/70 saniyelik bir zamanda yayılır. Yahut yayılan, kapasiteniz ölçüsünde size sunulur. Bu muazzam bir lütuftur. Tasavvuf literatüründe YAKAZA denilen olayın bilimsel açıklaması budur. Eğer bu konumda iken zihnimizi sabit tutabilirsek o zaman görmüş olduğumuz veya dilediğimiz şeyin gözümüzü açtığımızda gerçekleşmiş olduğunu görecektik. Bülent GÖKÇEN Bey’in bir yazsında bu konuyu açıklayan şöyle bir ifade geçiyor.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">“Eğer uyku esnasında gördüğümüz rüya içerisinde rüya gördüğümüzü bilip, bir şeyi dileme imkânımız olsaydı, dilenen her ne ise gözümüzü açtığımızda gerçekleştiğini görecektik. Normal şartlarda hikmet örtüsü altında ve sebepler dairesinde dilenen ve istenilen şey vücuda gelir iken, rüyada sebepler kalkmış yani Hikmet örtüsü kalkmış, Kudret sıfatı açığa çıkmıştır. Ehlullah, bu dünya hayatının bir rüya olduğunun idraki ve MÜŞAHEDESİ içinde olduklarından, diledikleri ayni rüyadaymışçasına vücuda gelmektedir. Ancak gidişata tesir etmemek ve konulmuş olan Hikmet örtüsünü kaldırmamak için dikkat ederler.”</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Yakaza ,  tasavvufi  olarak “UYANIK OLMA HALİ” olarak geçer. Fizyolojik olarak ne uyuyorsunuzdur, ne de tamamen uyanıksınızdır. Bu halde iken bazı şeyler müşahade olarak gösterilir. Ancak bunlar, peşinen  dini gerçekler  kabul edilemez.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">İyonosferin dünya yüzeyine dünya yüzeyine en yakın olduğu zaman dilimi SEHER vakitleridir. Seher vakti gecenin son atlıda biridir. Bu vakitte ganimetlerin dağıtıldığı, hazinelerin açıldığı, ilimlerin neşredildiği manevi bir ziyafetten bahsederler İslam âlimlerimiz.  Bu vakit öyle bir vakittir ki ilahi feyiz, gökten sağanak sağanak iner.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bir hadis-i kutside şöyle buyrulmuştur:</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">“Ey Âdemoğlu! Ben İLHAMLARIMI seherlerde indiririm. Hâlbuki o zaman siz uykudasınız. Hikmetlerimi karnı boş olanlara veririm. Hâlbuki siz doymuşsunuz. Bunları  ( yani ilham ve hikmetlerimi ) nasıl bulursunuz?” (Buhari, Teheccüt,14)</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bir Hadis-i Şerifte ise şöyle buyrulur:</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">“ Gerçekten gecede öyle bir saat var ki, iman etmiş bir kimse o saate rastlar da Allah’dan dünya ve ahret işlerine ait bir hayır isterse, istediğini Allah kendine mutlaka verir. Bu her gece (böyle)dir.(Müslim,müsafirin, 166)”</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Güç ve kuvvet yalnız Allah’tandır..</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"></span></p>

<p class="sayac_bilgi"><li><a href="6339" title="1" title="16 May 2012"</a></li></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.insanigelisim.com.tr/3263-ruya-gercegi-1.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Served from: www.insanigelisim.com.tr @ 2012-05-20 12:08:23 -->
