<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnsani Gelişim Hareketi &#187; Kasim Atmaca</title>
	<atom:link href="http://www.insanigelisim.com.tr/author/kasim-atmaca/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.insanigelisim.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Oct 2011 12:42:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Okul Başarısının Önemi</title>
		<link>http://www.insanigelisim.com.tr/3194-okul-basarisinin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.insanigelisim.com.tr/3194-okul-basarisinin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2010 11:36:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kasim Atmaca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Gelişim Öğrenci Eğitimleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Gelişim Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Alanda]]></category>
		<category><![CDATA[Babalar]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Diye]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Erer]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım Atmaca]]></category>
		<category><![CDATA[Ki]]></category>
		<category><![CDATA[Lepistes]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[Saat]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.insanigelisim.com/wp/?p=3194</guid>
		<description><![CDATA[Okul başarısının dünyadaki en önemli şey olduğunu düşünen anne-babalar tanıyorum. Çocuklarının kolej sınavlarına ya da üniversite sınavlarına hazırlık için tüm varlıklarını seferber eden anne-babalar. Çocuklarımızın dört tarafı kapalı bir sınıfa...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_3198" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.insanigelisim.com/wp/wp-content/uploads/2010/11/akvaryum.jpg" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.insanigelisim.com/wp/wp-content/uploads/2010/11/akvaryum.jpg?referer=');"><img class="size-full wp-image-3198" title="akvaryum" src="http://www.insanigelisim.com/wp/wp-content/uploads/2010/11/akvaryum.jpg" alt="" width="300" height="359" /></a><p class="wp-caption-text">Okul Başarısının Önemi</p></div>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Okul başarısının dünyadaki en önemli şey olduğunu düşünen anne-babalar tanıyorum. Çocuklarının kolej sınavlarına ya da üniversite sınavlarına hazırlık için tüm varlıklarını seferber eden anne-babalar. Çocuklarımızın dört tarafı kapalı bir sınıfa / okula haftada beş gün göndererek hayatta ne yapmasını öğrenmesini bekliyoruz.  Burada ikilemsel bir sorun var.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Bir çocuk okulda, okulda ne yapılacağını öğreniyor; hayatta ne yapılacağını değil. Hayatta ne yapılacağı hayatta öğreniliyor.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Çocukların okuldan ve derslerden sıkılması kadar doğal bir şey yok. Çünkü okulda öğretilenlerin gerçek yaşamla bağı o kadar az ki&#8230; Üstelik çocuğun gerçek yaşamla bağını o kadar sınırlıyoruz ki, çocuğun, gerçek yaşamı bilmediğinden okulda öğretilenle yaşam arasında ilişki kurabilme imkanı da kalmıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Akvaryumda yetişen / yaşayan balıklara her zaman acırım. Daracık bir alanda gerçek dünyayı hiç keşfedemeden yaşarlar. Gerçek bir gölü, gerçek bir akarsuyu bir gün olsun görmeden yaşamları sona erer. Akvaryumun sahibi elinden geldiğince (birçoğunun elinden de gelmez) onlara iyi bakar. Balığın ağzı varsa da dili olmadığından kendi durumunu hiç anlatamaz; zaten dünyanın ve yapılabilir olanların farkında bile değildir. Çocuklarımız da tıpkı akvaryum balıklarına benziyor. Ev ve okul arasında sıkışmış durumda. Evde evin penceresinden, serviste servisin penceresinden, okulda okulun penceresinden yaşamı izliyor. Tıpkı bir akvaryum balığı gibi, akvaryumun camından dış dünyaya bakarken yaşamla çok az ya da hiç ilişkiye girmeden lise son sınıfa kadar geliyor. Akvaryumdan daha eğlenceli bir figür ise çocuğun yaşamındaki okul. Düşünsenize bir akvaryumda öğretmen olgunca ve dolgunca bir lepistes, yeni doğmuş lepisteslere günde beş saat &#8220;Çocuklar&#8221; diye söze başlayarak ders veriyor. Çocuğun hiç çıkmadığı dış dünyayı anlatıyor ve anlatıyor. Arada bir de sınav yapıyor. Çocuklar akvaryum yaşantısında sınavlardan şikâyet ederken esas sınavın dışarıda olduğunu fark etmiyor. Anne-babalar da çocuklarının akademik başarılarını takip ederken aslında akademik başarıların yaşamdaki başarıyla ilişkisinin çok az olduğunu fark etmiyor.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Fen dersinden hoşlanmayan bir grup çocuğa, gökyüzü neden mavi diye sordum. Hiçbirisi cevap veremedi. Ardından rüzgâr neden esiyor ve neden farklı yönlerden esiyor diye sordum. Bilemediler. Neden alçak ve yüksek hava basıncı var diye sordum. Yine bilemediler. Aynı çocuklar, şehirde toplu ulaşımla şehir merkezine nasıl gidileceğini de bilmiyorlardı. Aynı çocuklar, nasıl para harcanması gerektiğini de, zamanın nasıl kullanılması gerektiğini de, birisiyle karşılaştıklarında nasıl konuşmaya başlayacaklarını ve nasıl arkadaş seçmeleri gerektiğini ve neden erken kalkmaları gerektiğini de bilmiyorlardı. Onların yanı sıra anne-babalar da, akademik başarının aslında yaşamayı öğrenmiş bir çocuğun yaşamayı ve sorumluluk almayı öğrenmiş olmasının bir sonucu olduğunu da bilmiyordu. Bir balık, bir gölde yüzerken kendini potansiyel tehditlerden nasıl koruyacağını, yüzgeçlerini nasıl hızlı gitmek, nasıl ani dönüşler yapmak için kullanacağını öğreniyor. Akvaryum balıkları ise o daracık alanda, akvaryumun camından televizyon ekranına bakar gibi bakarken ne öğrenebilirse o kadarını öğreniyor. Sanırım Milli Eğitim Bakanı dahil, anne-babalar dahil, okul müdürleri ve öğretmenler dahil, çocuklarımızın akvaryum balığı olmaktan çıkabilmesi için nasıl yetişmeleri gerektiği konusunda yeniden ve yeniden düşünmemiz gerekiyor. m.arat@zaman.com.tr</span></p>

<p class="sayac_bilgi"><li><a href="52154" title="1" title="14 May 2012"</a></li></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.insanigelisim.com.tr/3194-okul-basarisinin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YÜZ OKUMA SANATI (İLM-İ SİMA)</title>
		<link>http://www.insanigelisim.com.tr/2178-yuz-okuma-sanati-ilm-i-sima.html</link>
		<comments>http://www.insanigelisim.com.tr/2178-yuz-okuma-sanati-ilm-i-sima.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 21:11:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kasim Atmaca</dc:creator>
				<category><![CDATA[B-ilim]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım Atmaca]]></category>
		<category><![CDATA[YÜZ OKUMA SANATI (İLM-İ SİMA)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.insanigelisim.com/wp/?p=2178</guid>
		<description><![CDATA[Y&#220;Z OKUMA SANATI (İLM-İ&#160;SİMA)&#160; Ey aziz, hikmet ehli demişlerdir ki: &#160; &#160; - Boyu uzun olanların kalbi saf ve temiz olur. &#160; &#8212; Kısa boylu olanların hileleri, aldatmaları &#231;oktur. &#160;...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma"> <img width="100" height="117" border="0" align="left" src="http://www.insanigelisim.com/wp/wp-content/uploads/2010/03/kasimatmaca2.jpg" alt="" /></font></p>
<p align="center" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma"><strong>Y&Uuml;Z OKUMA  SANATI (İLM-İ&nbsp;SİMA)&nbsp;</strong></font></p>
<p align="left" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Ey aziz, hikmet  ehli demişlerdir ki: &nbsp;</font></p>
<p align="left" style="line-height: 150%;">&nbsp;</p>
<p align="left" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma"><br />
- Boyu uzun olanların kalbi saf ve temiz olur. &nbsp;<br />
&mdash; Kısa boylu olanların hileleri, aldatmaları &ccedil;oktur. &nbsp;<br />
&mdash; Orta boylu olanlar akıllı ve hoş huylu olurlar. &nbsp;<br />
&mdash; Sa&ccedil;ları sert olan kimse, akılla atılganlığı bulur. &nbsp;<br />
&mdash; Sa&ccedil;ları yumuşak olan saf ve utanması az olur. &nbsp;<br />
&mdash; Sa&ccedil;ı sarı olanın işi, kibirlenme ve kızgınlıktır. &nbsp;<br />
&mdash; Siyah sa&ccedil;lı olan sabırlıdır, onu ara. &nbsp;<br />
&mdash; Kumral sa&ccedil; g&uuml;zeldir, sahibi bedelsizdir. &nbsp;<br />
&mdash; Sa&ccedil;ı az olan l&uuml;tufk&acirc;r, anlayışlı ve nazik olur. &nbsp;<br />
&mdash; Başı k&uuml;&ccedil;&uuml;k olanın aklı azdır, gizli şeyin varsa ona s&ouml;yleme. &nbsp;<br />
&mdash; Başının tepesi yassı olan keder &ccedil;ekmez. &nbsp;<br />
&mdash; Başının derisi ince olan, hayır yapar, zarar vermez. &nbsp;<br />
&mdash; Kel adama yaklaşma, k&ouml;t&uuml; huylu olur, ondan sakın. &nbsp;<br />
&mdash; Alnı dar olanın, İ&ccedil;i de dar, sıkıntılı olur. &nbsp;<br />
&mdash; Alnı yumru olan, &ccedil;irkin ve kalın kafalı olur. &nbsp;<br />
&mdash; Alnı enli olan k&ouml;t&uuml; huylu olur, &ccedil;&uuml;nk&uuml; hastadır. &nbsp;<br />
&mdash; Alnı normal olanı emin bil. &nbsp;</font></p>
<p align="left" style="line-height: 150%;"><font size="3"><img width="297" height="493" border="0" src="http://www.insanigelisim.com/wp/wp-content/uploads/2010/03/yuzokuma1.jpg" alt="" /></font><font size="3" face="Tahoma"><br />
&mdash; Alnı buruşuksuz olan, ş&uuml;phesiz tembel olur. &nbsp;<br />
&mdash; Alnı uzun olan anlayışlı, az ise c&ouml;mert olur. &nbsp;<br />
&mdash; Kaşlarının arası buruşuk olan, &uuml;z&uuml;nt&uuml; y&uuml;k&uuml;n&uuml; taşır. &nbsp;<br />
&mdash; Kulağı &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k olan, bilgisiz ve tembel olur. &nbsp;<br />
&mdash; K&uuml;&ccedil;&uuml;k kulaklı eğri, orta (normal) kulaklı doğru olur. &nbsp;<br />
&mdash; Kaşının ucu ince olanın, işi g&uuml;c&uuml; fitnedir. &nbsp;<br />
&mdash; Kaşının kılları &ccedil;ok olanın, &uuml;z&uuml;nt&uuml;leri de &ccedil;ok olur. &nbsp;<br />
&mdash; Kaşı a&ccedil;ık olan doğrudur, &ccedil;atma olan eğridir. &nbsp;<br />
&mdash; ince kaşlı g&uuml;zel olur, uzunu ise kibirli olmanın delilidir. &nbsp;<br />
&mdash; Kaşı yay gibi olan, her zaman g&uuml;zel olur. &nbsp;<br />
&mdash; G&ouml;z &ccedil;ukuru az olursa, o kibirli olmaya delildir. &nbsp;<br />
&mdash; Siyah g&ouml;zl&uuml;ler itaatli, kızıl g&ouml;zl&uuml;ler cesur olurlar. &nbsp;<br />
&mdash; G&ouml;k g&ouml;zl&uuml; olan zeki, ela g&ouml;zl&uuml; olan edepli, terbiyeli olur. &nbsp;<br />
&mdash; K&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;zl&uuml; hafif, b&uuml;y&uuml;k g&ouml;zl&uuml; zarif, narin olur. &nbsp;<br />
&mdash; G&ouml;z&uuml; yumru olan kıskan&ccedil;, orta olan dost olur. &nbsp;<br />
&mdash; Yarı kapalı g&ouml;z ayıp, bakışı miskince olur. &nbsp;<br />
&mdash; K&ouml;re yakın olma, sık bakan, emniyetli olmaz. &nbsp;</font></p>
<p align="left" style="line-height: 150%;"><font size="3"><img width="427" height="601" border="0" src="http://www.insanigelisim.com/wp/wp-content/uploads/2010/03/yuzokuma2.jpg" alt="" /></font><font size="3" face="Tahoma"><br />
&mdash; G&ouml;z&uuml; şaşı adama bakma, &ccedil;&uuml;nk&uuml; o sana eğri bakar. &nbsp;<br />
&mdash; G&uuml;le&ccedil; g&ouml;zl&uuml; olan g&uuml;zeldir, kirpiği sık olan bedelsizdir. &nbsp;<br />
&mdash; B&uuml;y&uuml;k y&uuml;zl&uuml; olan illetlidir, k&uuml;&ccedil;&uuml;k y&uuml;z kibirlenmeye delildir. &nbsp;<br />
&mdash; ince y&uuml;zl&uuml; sevimli, kalın y&uuml;zl&uuml; hor (sevimsiz) olur. &nbsp;<br />
&mdash; Uzun y&uuml;zl&uuml; olanlar yalancı olurlar. &nbsp;<br />
&mdash; Ekşi y&uuml;zl&uuml;, somurtkan olanların, s&ouml;zlerinin &ccedil;oğu acı olur. &nbsp;<br />
&mdash; Yuvarlak y&uuml;zl&uuml;ler, ay&#8217;dan daha nurlu olur. &nbsp;<br />
&mdash; B&ouml;yleleri &ccedil;ok g&uuml;le&ccedil; olur, onu g&ouml;ren muradını alır. &nbsp;<br />
&mdash; Benzi kızıl olan terbiyeli, esmer olan da zeki olur. &nbsp;<br />
&mdash; Benzi sarı olan illetli, siyaha &ccedil;alan da tevekkelli olur. &nbsp;<br />
&mdash; Burnu uzun olanın idraki (anlayışı) az olur. &nbsp;<br />
&mdash; Kısa burunlu olanlar fazla korkak olur. &nbsp;<br />
&mdash; Burun ucu top olan, neşeli olur. &nbsp;<br />
&mdash; Burun ucu ağzına yakın olan adamdan sakın. &nbsp;<br />
&mdash; Burun delikleri geniş olanın i&ccedil;i kibir ve kıskan&ccedil;lıkla doludur. &nbsp;<br />
&mdash; Burun kanatları dar olan kişide k&uuml;sme ve inat &ccedil;ok olur. &nbsp;<br />
&mdash; Burnu enli olan kimse şehvete tutkundur. &nbsp;<br />
&mdash; Burnu eğri olan kimsenin d&uuml;ş&uuml;ncesi, işi başarıya ulaştırmaktır. &nbsp;<br />
&mdash; K&uuml;&ccedil;&uuml;k ağızlı olan g&uuml;zel ve fakat &ccedil;ok korkak olur. &nbsp;<br />
&mdash; B&uuml;y&uuml;k ağızlı cesur, eğri ağızlı k&ouml;t&uuml; olur. &nbsp;<br />
&mdash; Genizden s&ouml;ylenen s&ouml;zler, kibirlenmeden olsa gerek. &nbsp;<br />
&mdash; ince sesli erkeklerin işi, kadına şehvet duymaktır. &nbsp;<br />
&mdash; Erkek sesli kadınların &ccedil;oğu yalan s&ouml;yler. &nbsp;<br />
&mdash; &Ccedil;abuk konuşan, ince anlayışlıdır. &nbsp;<br />
&mdash; Kaba sesli olanın gayreti ve yardımseverliği fazladır. &nbsp;<br />
&mdash; &Ccedil;atal sesli olan, halktan k&ouml;t&uuml;l&uuml;k geleceğini sanır. &nbsp;<br />
&mdash; Y&uuml;z&uuml; g&uuml;le&ccedil;, s&ouml;z&uuml; tatlı olan insan azizdir, sevilir. &nbsp;<br />
&mdash; ince ve kırmızı dudaklı kimse, s&ouml;yleneni iyi anlar. &nbsp;<br />
&mdash; Bil ki kalın dudaklının kızgınlığı ağırdır. &nbsp;<br />
&mdash; iri dişliler, &ccedil;ok defa yaman işler yapar. &nbsp;<br />
&mdash; Normal dişi olanların, işi hoş ve doğrudur. &nbsp;<br />
&mdash; Kokusu hoş olanın, huyu da g&uuml;zeldir, hoştur. &nbsp;<br />
&mdash; &Ccedil;ene kemiği ince olanın, aklı da hafif olur. &nbsp;<br />
&mdash; Enli &ccedil;enenin sahibi kaba olur. &nbsp;<br />
&mdash; &Ccedil;enesi normal olan, akıllı ve g&uuml;zel olur. &nbsp;<br />
&mdash; Uzun sakallı kişi h&uuml;nersiz olur. &nbsp;<br />
&mdash; Sık sakallı kişi kabadır, sohbetini de uzatır. &nbsp;<br />
&mdash; Siyah ve az sakallı olmak zekaya delildir. &nbsp;<br />
&mdash; Hi&ccedil; kılı olmayan k&ouml;se adamın hilesi &ccedil;ok olur. &nbsp;<br />
&mdash; Sakalı değirmi olanın kemali de &ccedil;oktur. &nbsp;<br />
&mdash; Kafası enli olan ahmaklık illetine tutuktur. &nbsp;<br />
&mdash; Boynu &ccedil;ok uzun olanın olgunluğu az olur. &nbsp;<br />
&mdash; Boynu ince olan cahil olur. &nbsp;<br />
&mdash; Boynu kalın olan gece g&uuml;nd&uuml;z yiyici (obur) olur. &nbsp;<br />
&mdash; Boynu kısa olanın hilesi &ccedil;ok olur. &nbsp;<br />
&mdash; Boynu normal olanın işi iyilik yapmaktır. &nbsp;<br />
&mdash; Her uzvu normal olan, ş&uuml;phesiz ki g&uuml;zel olur. &nbsp;</font></p>
<p align="left" style="line-height: 150%;"><font size="3"><img width="257" height="327" border="0" src="http://www.insanigelisim.com/wp/wp-content/uploads/2010/03/ben.gif" alt="" /></font><font size="3" face="Tahoma"><br />
..Erzurumlu İbrahim hakkı hazretlerinin &#8221;&#8217;marifet name&#8221;&#8217; adlı eserinden  alınmıştır.. </font></p>
<p align="left" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">paylaşımda katkıda  bulunan</font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Kasım Atmaca</font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">İnsani Gelişim  Hizmetk&acirc;rlar birliği Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi</font></p>

<p class="sayac_bilgi"><li><a href="1970" title="4" title="19 May 2012"</a></li></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.insanigelisim.com.tr/2178-yuz-okuma-sanati-ilm-i-sima.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSTİKLAL MARŞIMIZIN YAZILIŞI</title>
		<link>http://www.insanigelisim.com.tr/2172-istiklal-marsimizin-yazilisi.html</link>
		<comments>http://www.insanigelisim.com.tr/2172-istiklal-marsimizin-yazilisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 21:00:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kasim Atmaca</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsani Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[İSTİKLAL MARŞIMIZIN YAZILIŞI]]></category>
		<category><![CDATA[Kasım Atmaca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.insanigelisim.com/wp/?p=2172</guid>
		<description><![CDATA[İSTİKLAL MARŞIMIZIN YAZILIŞI&#160; &#160; Elleri &#252;ş&#252;yordu. Ama y&#252;reği sımsıcaktı. O g&#252;nlerde b&#252;y&#252;k bir maddi sıkıntı&#160; i&#231;indeydi. Ankara&#8217;nın soğuğunda ceketle gezerdi. Paltosu yoktu. &#199;ok soğuk g&#252;nlerde arkadaşı Şefik Kolaylı&#8217;nın muşambasını&#160;&#246;d&#252;n&#231; alarak...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma"> İSTİKLAL MARŞIMIZIN YAZILIŞI</font><font size="3" face="Tahoma">&nbsp;<br />
&nbsp;</font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma"> <img width="100" height="117" border="0" align="left" src="http://www.insanigelisim.com/wp/wp-content/uploads/2010/03/kasimatmaca2.jpg" alt="" />Elleri  &uuml;ş&uuml;yordu. Ama y&uuml;reği sımsıcaktı. O g&uuml;nlerde b&uuml;y&uuml;k bir maddi sıkıntı&nbsp; i&ccedil;indeydi.  Ankara&rsquo;nın soğuğunda ceketle gezerdi. Paltosu yoktu. </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">&Ccedil;ok  soğuk g&uuml;nlerde arkadaşı Şefik Kolaylı&rsquo;nın muşambasını&nbsp;&ouml;d&uuml;n&ccedil; alarak giyerdi. </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">7  Kasım 1920&rsquo;de gazetelerde yer alan bir ilan g&ouml;rd&uuml;. Genel Kurmay Başkanlığı&rsquo;nın  isteği &uuml;zerine Milli Eğitim Bakanlığı&rsquo;nın verdiği ilanda bir istikl&acirc;l marşı  yarışması a&ccedil;ıldığı ve bu marş i&ccedil;in 500 lira para &ouml;d&uuml;l&uuml; konulduğu bildiriliyordu.  O zamanlar i&ccedil;in &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir para olan bu &ouml;d&uuml;lle neler alınmazdı ki&hellip; D&ouml;nemin en  g&uuml;&ccedil;l&uuml; şairlerinden biri olan Mehmet &Acirc;kif bu ilanla hi&ccedil; ilgilenmedi. </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma"> Yarışmaya 724 şiir katıldı. Fakat hi&ccedil;birisi istenilen nitelikte bulunmadı. Bunun  &uuml;zerine d&ouml;nemin Milli Eğitim Bakanı&nbsp;Hamdullah Suphi Tanrı&ouml;ver ve  arkadaşları&nbsp;Mehmet &Acirc;kif&rsquo;e&nbsp;başvurdular. &nbsp;</font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Akif  ise millet i&ccedil;in yapılacak bu işi para i&ccedil;in yapamayacağını&nbsp;belirterek başvuruyu  geri &ccedil;evirdi. Bunun &uuml;zerine Hamdullah Suphi Bey kendisinin yarışma dışında  tutulacağı s&ouml;z&uuml;n&uuml;&nbsp;vererek yarışmaya katılmasını&nbsp;rica etti. Ve Mehmet &Acirc;kif  İstikl&acirc;l marşı&rsquo;nı yazmaya başladı. Ankara&rsquo;da gece gelen ilhamı ka&ccedil;ırmamak i&ccedil;in  bazı d&ouml;rtl&uuml;kleri mum ışığında Taceddin Dergahı&rsquo;nın duvarlarına kazıdı. Her  kelimesine y&uuml;zlerce vatan evladının canını feda ettiği &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k marşımız &Acirc;kif&rsquo;in  kalemiyle en g&uuml;zel ifade tarzını buldu. 17 Şubat 1921&rsquo;de Seb&uuml;lirreşad dergisinde  yayımlandı. </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">1 Mart  1921&rsquo;de Milli Eğitim Bakanı&nbsp;Hamdullah Suphi Tanrı&ouml;ver TBMM&rsquo;de, insanların ancak  kendi eserlerinden esirgemeyecekleri bir sesle okudu &Acirc;kif&rsquo;in şiirini. Okunurken  şiddetli alkışlarla defalarca kesildi, ruhları bir heyecan sardı. </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">12  Mart 1921&rsquo;de d&ouml;rt defa okunup ayakta alkışlanmış, meclisi bir coşku tufanı  kaplamıştı. Alkışlarla meclis inlerken Mehmet &Acirc;kif mahcubiyetinden başını  kolları arsına alarak, sıranın &uuml;zerine yumuldu. Mecliste duramayıp dışarı &ccedil;ıktı.  Milleti i&ccedil;in yaptığı bu işte alkışlarla gurur duyma &uuml;cretini bile &ccedil;ok g&ouml;rd&uuml;  kendine. &Acirc;kif&rsquo;in şiiri,12 Mart 1921&rsquo;de meclis tarafından milli marş olarak kabul  edildi. </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma"> Verilen &ouml;d&uuml;l&uuml;&nbsp; kabul etmemesi o zaman bazı&nbsp;kimselerce tuhaf karşılandı&nbsp; ama o  bunlara aldırmadı.&nbsp;</font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Hala  &uuml;ş&uuml;yordu. Yine arkadaşından aldığı&nbsp;&ouml;d&uuml;n&ccedil;&nbsp;paltoyu giyiyordu. Bir g&uuml;n&nbsp;Şefik Bey  ona: </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">_ &ldquo;Şu  m&uuml;kafatı reddetmeyip bir palto alsan olmaz mıydı?&rdquo; diyecek oldu. Mehmet &Acirc;kif  b&ouml;yle konuştuğu i&ccedil;in tam iki ay Şefik Bey&rsquo;le hi&ccedil; konuşmadı. Artık Ankara&rsquo;nın &ccedil;ok  soğuk g&uuml;nlerinde de ceketle dolaşıyordu. </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Mehmed  Akif&rsquo;in &ouml;l&uuml;m&uuml;nden kısa bir s&uuml;re &ouml;nce Hakkı&nbsp;Tarık Us&rsquo;un da aralarında bulunduğu  misafirler, &Acirc;kif&rsquo;i ziyarete gelmişlerdi. &Acirc;kif, bitkin bir durumda olduğu i&ccedil;in  yatağına uzanmıştı. S&ouml;z İstikl&acirc;l Marşı&rsquo;na intikal etmiş ve misafirlerden biri: </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">-  Acaba, yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı? demişti: </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Bitap  bir halde yatan Mehmed Akif, birdenbire başını kaldırdı ve kesin bir cevap  verdi: </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma"> -Allah, bir daha bu Millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın!&#8230; </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Evet,  Allah Te&acirc;l&acirc;, bu Milleti bir daha İstiklal Marşı yazmaya mecbur etmesin ve bu  Milletin istikl&acirc;l ve h&uuml;rriyetini tehlikeye d&uuml;ş&uuml;rmesin. </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Merhum  Akif, bu eseri T&uuml;rk Milleti&rsquo;ne ve Kahraman Ordumuza hediye etmişti. Bundan  dolayı&nbsp;eseri SAFAHAT&rsquo;a almak istemiyordu. Vefatından sonra tam metin, yani on  kıta olarak Safahat&rsquo;ta neşredildi. </font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Elleri  &uuml;ş&uuml;yen ama y&uuml;reğinde vatan ve millet aşkından kocaman bir alev barındıran bu  b&uuml;y&uuml;k insan, T&uuml;rk bayrağı dalgalandık&ccedil;a bu millet var olduk&ccedil;a unutulmayacak,  kalplerde yaşayacaktır.</font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">Kasım Atmaca</font></p>
<p align="justify" style="line-height: 150%;"><font size="3" face="Tahoma">İnsani Gelişim  Hizmetk&acirc;rlar birliği Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi</font></p>

<p class="sayac_bilgi"><li><a href="502" title="1" title="19 April 2012"</a></li></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.insanigelisim.com.tr/2172-istiklal-marsimizin-yazilisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Served from: www.insanigelisim.com.tr @ 2012-05-20 12:18:36 -->
